İNGİLİZCE
İngilizceyi Sadece Öğrenmeyin, Hayatınızın Bir Parçası Hâline Getirin.
“İngilizceyi anlıyorum ama konuşamıyorum.”
Bu cümlenin arkasında çoğu zaman yalnızca bilgi eksikliği değil, konuşma pratiğinin yetersizliği ve hata yapma korkusu vardır.
“Ya yanlış söylersem?”, “Ya telaffuzuma gülerlerse?”, “El âlem ne der?”
İnsanlar bazen kendi ana dillerinde bile kendilerini ifade etmekten çekinirken, bu korkularını İngilizceye de taşıyabiliyor.
Biz derslerimizde öncelikle bu çekingenliği aşmayı, öğrencilerimizin hata yapmaktan korkmadan konuşmalarını hedefliyoruz.
Bir kitabı bitirmek için değil, sizi İngilizce konuşturmak için eğitim veriyoruz.
Tek bir müfredata bağlı kalmıyor; günlük yaşamın en temel kelimelerinden başlayarak alışverişi, seyahati, iş hayatını, sosyal ilişkileri ve gerçek yaşam diyaloglarını derslerimize taşıyoruz.
İngiliz aksanına (British English), doğru telaffuza, vurguya ve tonlamaya özel önem veriyoruz. Grameri ezberlenecek kurallar olarak değil, konuşmayı destekleyen bir araç olarak öğretiyoruz.
Elbette hiçbir öğretmenin sihirli bir değneği yoktur. İngilizce, dinleyerek, konuşarak, hata yaparak ve kendinizi düzenli olarak dile maruz bırakarak gelişir.
Bizim hedefimiz, İngilizce bilen ama konuşmaktan korkan değil; İngilizceyi özgüvenle kullanabilen öğrenciler yetiştirmektir.